Ev, İş ve Sosyal İlişkiler Ev İlişkileri

HIV ile yaşayan bireyler aynı evi paylaştıkları kişilere enfeksiyonlarını açıklamak zorunda değildir. Ev içi pratikler genel hijyen kurallarına uyulduğu sürece HIV geçişi için risk içermemektedir (cinsel ilişkiler hariç). Ailenizle veya ev arkadaşlarınızla aynı evde yaşarken mutfak gereçlerini ayırmanıza, tuvalet ve duş kullanımı sonrasında özel bir temizliğe, çamaşır yıkarken çamaşırlarınızı ayırmanıza gerek yoktur.

İş İlişkileri

HIV enfeksiyonu çalışmanıza engel değildir. Deri altı müdahale yapılan işler ve yaralanma riski çok yüksek olan işler haricinde enfeksiyonunuz hakkında hiçbir iş arkadaşınıza veya iş vereninize bilgi vermek zorunda değilsiniz. Çalıştığınız ortamda bu gibi HIV bulaş riski oluşturacak uygulamalar yapılmıyorsa kimse için risk oluşturmuyorsunuz demektir. İş yeri hekiminiz enfeksiyonunuzu öğrendiğinde kimseyle bilgi paylaşmak zorunda değildir. Eğer sizin rızanız olmadan iş verenle sağlık durumunuz hakkında bilgi paylaşılırsa Kişisel Verileri Koruma Kanunu kapsamında haklarınızı arayabilirsiniz.

İş verenleri tarafından sağlık durumu öğrenilen bazı HIV ile yaşayan bireyler çalışma arkadaşlarına sağlık durumlarını açıklamaya veya istifaya zorlanabilmektedirler. Böyle bir durumla karşılaşırsanız kimseye sağlık durumunuzdan bahsetmeyin ve onların da sizin rızanız olmadan kimseye bilgi veremeyeceklerinin altını çizin. Sizi ücretli veya ücretsiz izne çıkarmak isterlerse kabul etmeyin ve çalışmaya devam edin. Tazminatınızı vereceklerini söyleyip istifa etmenizi isterlerse sakın istifa etmeyin ve size imzalatılmak istenen hiçbir belgeyi okumadan imzalamayın. Hukuki süreçleri başlatmak için yazılı delil sunmak gerektiğinden bu süreçteki tüm iletişimi mail, smsvb yazılı iletişim kanalları üzerinden gerçekleştirin. Hukuki destek için hemen bizimle iletişime geçin.

Sosyal İlişkiler

HIV ile yaşayan kişiler için yeni biriyle tanışma, flört etme gibi ilişkiler çok tedirgin edici ve zorlayıcı deneyimler olabilir. HIV ile yaşayan bireyler reddedilme korkusu nedeniyle flört ettikleri kişilerle HIV hakkında konuşmaktan kaçınabilmektedir. Her durumun ve her kişinin birbirinden farklı olduğunu unutmayın. Bu tür sosyal ilişkilerde yaşayabileceğiniz olumsuz bir deneyim, bundan sonraki ilişkilerde de aynısını yaşayacağınız anlamına gelmez. HIV’in bulaşabileceği bir deneyim (cinsel ilişki) yaşanmayacaksa HIV ile yaşıyor olduğunuzu söylemek zorunda olmadığınızı hatırlayın. Cinsel deneyim yaşayacağınız durumlarda da HIV ile yaşıyor olduğunuzu söylemek gibi hukuki yükümlülüğünüz olmamakla birlikte partnerinizin sağlığını korumak gibi bir sorumluluğunuz bulunmaktadır.

Unutmayın ki HIV ile yaşayan birçok birey şu an ilişki içinde veya evli oldukları partnerlerini HIV ile yaşamaya başladıktan sonra buldu.

HIV ile yaşadığınızı öğrendiğinizde devam eden bir ilişkiniz varsa veya evliyseniz, partnerinizle korunmasız cinsel ilişkileriniz olduysa işlerin karmaşıklaştığını düşünebilirsiniz. Öncelikle yapmanız gereken şeyin sakinleşmek ve yeni sağlık durumunuzla ilgili bilgilenmek olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Siz ne kadar iyi bilirseniz partnerinize o kadar iyi anlatabilirsiniz. Kendinizi toparladıktan sonra yapmanız gereken partnerinize açılmak ve onun da test yaptırmasını sağlamak olmalıdır. Korunmasız cinsel ilişkilerinize rağmen virüs partnerinize bulaşmamış olabilir. Son korunmasız cinsel ilişkinizden sonra uygun tarihlerde test yaptırmanız yeterlidir. Partnerinize tanınızı açıkladıktan sonra mutlaka profesyonel bir destek alın. Bu konuda hekiminiz veya derneğimizin danışmanları size yardımcı olacaktır.

Devam eden bir ilişkiniz olmamasına rağmen tanı almadan önce korunmasız cinsel ilişkiye girdiğiniz partnerleriniz varsa kendi mahremiyetinizi gözeterek, kimliğinizi açıklamadan (sahte sosyal medya hesapları vb kullanarak) kendileriyle iletişime geçip test yaptırmalarının iyi olabileceğini “korkutmadan” iletebilirsiniz. Böylece virüsü edinmiş ya da bulaştırmış olabileceğiniz bireylerin sağlık durumları kötüleşmeden ve başka bireyleri enfekte etmeden tanı almalarını ve tedaviye erişmelerini sağlayabilirsiniz.

Cinsel Yaşam

HIV enfeksiyonu her ne kadar cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon olsa da cinselliğinizi yaşamanıza engel değildir. Temel olarak cinsel yolla virüsün bulaşabilmesi için kan ve cinsel sıvılarınızın (vajina sıvısı, anal sıvı, prostat sıvısı (zevk suyu), meni) partnerinizin vücuduna girmesi gerekir. Cinsel sıvılarınızın geçişini engelleyici bariyerler kullanarak partnerinizi riske atmadan güvenle ilişkiye girebilirsiniz.

HIV enfeksiyonu tanısı alındığında verilen tepki çoğu zaman çok yakın bir arkadaştan zarar görüldüğünde verilen tepkiye benzer. Öncelikle kişi zararın kaynağını suçlar, ona karşı bir öfke besler ve uzaklaşır. Bu tepkiler sosyal ilişkilerde sürdürülebilir olsa da cinsellik için pek de öyle değildir. Üstelik aşağıda anlatılacağı kolay önlemler sayesinde gerekli de değildir. Ayrıca cinsel isteği bastırmak zaman içerisinde farklı psikolojik sıkıntılar gelişmesine neden olabilmektedir.

Güvenli bir cinsel ilişki için öncelikle riskin nerede olduğunu ve nasıl engellendiğini bilmemiz gerekiyor.

Tükürük hariç cinsellik sırasında temas ettiğimiz tüm sıvılar HIV geçişi için risk barındırmaktadır. Bu sebeple tüm cinsel birleşmelerde bariyer kullanmak önerilir. Özellikle vajina (kadın cinsel organı) ve anüs (makat) ile gerçekleşen cinsel birleşmelerde birleşmenin başından itibaren lateks veya poliüretandan imal edilmiş kondomları kullanmak gereklidir. Bu ilişki türlerinde korunmak için erkek ve kadın kondomları kullanılabilir. Ancak kesinlikle kadın ve erkek kondomu aynı anda kullanılmamalıdır. İki kondomun aynı anda kullanılması sürtünmeyi arttırarak kondomların yırtılmasına neden olabilir.

Oral seks ile virüsün bulaşma riski çok düşük ya da yoktur. Doğrudan oral seks ile bulaş raporlanmamakla birlikte bazı durumlarda oral seks sırasında virüsün geçiş kolaylaşabilir. Ağızda, vajinada veya peniste yara, ülser, uçuk, boğaz iltihabı, diş eti iltihabı veya kanaması varsa virüsün geçişi mümkün olabilir. Adet kanı ile ağız yoluyla temas ve ağza boşalınmasını engellemek gerekmektedir. Penis ile yapılan oral sekste kondom, vajina ve anüsle yapılan oral sekste de lateks ya da silikon kare örtü kullanarak kendinizi koruyabilirsiniz.

Anüs ile yapılan korunmasız oral seks HIV geçişi için risk taşımasa da Hepatit A ve B, Giardia barsak paraziti ve E. coli bakterisinin geçişine neden olabilir.

Oral seks, HIV geçişi için çok düşük risk içeriyor ya da risk içermiyor olmasına rağmen bel soğukluğu, klamidya, frengi, genital uçuk ve siğil gibi diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar oral seks ile bulaşabilir.

Oral ilişki ile HIV geçişi riskini yükseltmemek için cinsel ilişki öncesi diş etlerini zedeleyebileceğinden diş fırlamak ve diş ipi kullanmaktan kaçınmak gerekmektedir. Cinsellik öncesi ağız çalkalama sularıyla ağız bakımı yapmak önerilir.

Antiretroviral tedavi altında olan ve viral yükü baskılanmış bireylerde normalde düşük olan geçiş riski daha da azaltılmıştır.

Kadınlarla seks yapan kadınların oral seks sırasında lateks ya da silikon koruma örtüsü, bulunamıyorsa streç film kullanması ve adet döneminde oral seksten kaçınmaları önerilir.

Seks oyuncaklarınızı partnerinizle paylaşıyorsanız kondom kullanmanız ve ilişki sonrası temizliklerini yapmanız önerilir.

Uzun süren cinsel birleşmelerde kondomunuzu sürekli yenilemeniz, cinsel kuruluk yaşıyorsanız veya anal birleşme sağlıyorsanız su bazlı kayganlaştırıcı kullanarak kondomun aşınmasını ve yırtılmasını engellemeniz önerilir.

Cinsel ilişki sırasında deri bütünlüğünü bozacak, yaralanma ve kanamalara neden olacak her türlü şeyden kaçınmalısınız.

Tüm önlemleri almanıza rağmen cinsel ilişki sırasında kondom yırtıldıysa veya risk içeren bir sıvı geçişi olduysa önleyici tedavileri değerlendirmek üzere 72 saat içerisinde bir enfeksiyon hastalıkları uzmanıyla görüşmeniz tavsiye edilir.

  * Oral seks hakkındaki bilgiler Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinden derlenmiştir. https://www.cdc.gov/hiv/risk/oralsex.html